“Ben hallederim.”

“Şimdi hayır dersem ayıp olur.”

“Onun daha çok ihtiyacı var.”

“Benimki bekleyebilir.”

“Yapmazsam bencil olurum.”

Başkalarını düşünmek, destek olmak ve zaman zaman kendi ihtiyaçlarımızı geri plana almak ilişkilerin doğal bir parçasıdır. Fakat bu durum bir tercih olmaktan çıkıp kişinin ilişkilerdeki neredeyse otomatik pozisyonuna dönüştüğünde, başka bir şey konuşmaya başlarız.

Kişi çoğu zaman bunu “fazla fedakârım” diye yaşamaz. Daha çok yapılması gerekeni yapıyormuş gibi hisseder. Birinin ihtiyacı olduğunda devreye girmek, sorumluluğu üstlenmek, çatışma çıkmasın diye kendi isteğinden vazgeçmek ya da “hayır” demek yerine yükü almak çok tanıdık bir hal olabilir.

Sorun çoğu zaman verilen şeyden çok, verememenin yarattığı duyguda ortaya çıkar.

“Hayır” demek suçluluk yaratıyorsa, karşı tarafın kırılması kişinin kendi sınırından daha önemli hale geliyorsa ya da bir ihtiyacını dile getirmek “bencillik” gibi hissediliyorsa, kişi zaman içinde kendi yerini ilişkide fark etmeden küçültebilir.

Bu örüntü bazen dışarıdan oldukça uyumlu görünür. Kişi destekleyicidir, güvenilirdir, sorumluluk alır. Fakat içeride yorgunluk, kırgınlık ya da görülmeme hissi birikebilir. Bazen öfke ortaya çıkar ama doğrudan ifade edilemez. Kişi bir yandan çevresindekiler için çok şey yaparken diğer yandan “Benim için kimse neden aynısını yapmıyor?” duygusuyla karşılaşabilir.

Şema Terapi’de bu deneyimin bazı yönleri Kendini Feda Şeması üzerinden ele alınır. Burada kişi başkalarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarının önüne koymaya alışmış olabilir. Bunun altında suçluluk duygusundan kaçınma, karşı tarafı incitmek istememe, ilişkinin zarar görmesinden korkma ya da kendi ihtiyaçlarına yeterince alan tanımamış olma gibi farklı süreçler bulunabilir.

Kendini feda örüntüsünden çıkmak ise “artık kimse için hiçbir şey yapmamak” anlamına gelmez. Amaç kişinin ilişkide kendi ihtiyaçlarını da fark edebilmesi, yardım etmekle kendinden vazgeçmek arasındaki farkı görebilmesi ve verdiği şeyin bir seçim mi yoksa zorunluluk gibi hissedilen eski bir alışkanlık mı olduğunu ayırt edebilmesidir.

Psikoterapi, kişinin bu örüntünün nerede başladığını ve bugün hangi ilişkilerde nasıl devam ettiğini görebilmesi için bir alan sağlayabilir. “Hayır” dediğinde ortaya çıkan suçluluğa, sınır koymanın neden tehdit gibi hissedildiğine ve kendisini korumaya çalıştığında devreye giren iç sese birlikte bakılabilir.

Çünkü sağlıklı bir sınır, ilişkiye daha az vermek anlamına gelmez. Bazen tam tersine, başkasıyla ilgilenirken kendini de ilişkinin içinde tutabilmek anlamına gelir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya kişisel klinik değerlendirme yerine geçmez.